30 Ocak 2013 Çarşamba

10 ay

Bize surekli mail atan,yorumlar bırakan,dualar eden herkese merhabalar...
Evet cok ara verdik ama olmadı iste hep su da bitsin yazarım su da gecsin yazarım dedim bir baktım aradan 3 ay gecmis,kızımız 10 aylık oluvermis bile.
Sukurler olsun Rabbimize...

Hayrünnisa 28 ocak itibariyle tam 10 aylık oldu.
Yemek yemesi,ilgisi,takibi,kontrolü gayet iyi.
yaptırdıgımız isitme ve gorme testi yani web-baer testinde bir sorun çıkmadı.
nörolojik gelişiminde bir sıkıntı yok,hatta doktorlar cok iyi buluyorlar durumunu.
önümüzdeki hafta hem hacettepede hem de özel bir merkezde fizik tedaviye başlayacagız.
basını hala tam olarak tutamıyor,amacımız boyun kaslarını güçlendirmek,oturup oynamasını,ilgisini coğaltmayı hızlandırmak.
hepsi olacak Allah'ın izniyle,ben inanıyorum,çocugumun gelişimi yaşıtlarına göre geriden geliyor biliyorum ama yerinde saymıyor,sürekli ilerleme kaydediyor.binlerce şükür...
zaten biz de ona hastaymış gibi davranmıyoruz.
geziyoruz,dolaşıyoruz,oynuyoruz,eğleniyoruz.
biz böyle yaptıkça o daha da iyi oluyor.

çok seviyoruz onu çok........

açıkçası bloga yazı yazmayı unutmusum resmen yazamadım,kısaca ordan burdan anlattım.

biz hala dualar ediyoruz...
herseyin daha da iyi olması için...
bizi de dualarınızda unutmayın lütfen...
Rabbim sifa bekleyen herkese onlarla beraber benim yavruma da şifa versin inşallah...

mail ve yorumlarıyla varlıgını unutturmayan hep hissettiren tüm blog dostlarımıza kocaman sevgiler...

18 Ekim 2012 Perşembe

Hacettepe Günleri


ne kadar uzun zaman olmuş yazmayalı.
ne badireler atlattık o zaman zarfında biz,ama bugünümüze binlerce şükür...

Hayrünnisa şimdi 6.5 aylık kocaman bir kız oldu.
ama 4.ayımızda başlayan Hacettepe günlerimiz bolca acı,bolca gözyaşı,umut ve dualarla geçti.

temmuz başında kızımızın baş çevresinde büyüme başladı.
zaten sürekli Nejat Akalan Hocanın takibi altındaydık ve gelişimi sürekli bizleri umutlandırıyordu.
ne var ki baştaki büyüme temmuz ayı boyunca devam etti.
8 ağustos günü Nejat hoca tomografi istedi,yarın Hacettepeye gidin dedi.
gitmeden önce ekibini arayıp bilgilendirdi,geleceğimizi söyledi.
o gece tam iftar vakti,Hayrünnisa'nın gözlerinde bir şaşılık olmaya başladı,nefes alış verişi yavaşladı,hareketleri yavaşladı apar topar Hacettepe çocuk acile gittik.
ertesi sabah hemen hacettepe çocuk hastanesi çocuk beyin cerrahisine yatış yaptık.
kızımızın karın boşluğundaki hortumu bir kesiyle dışarı aldılar ve drenaj denen bir şey bağladılar.
yani beyin sıvısı bir süre drenajda birikecekti.
hortumun ucu tıkanıklık yapmış,yani enfekte olmuştu.
bu yüzden de başta büyüme başlamıştı.

9 ağustosta başlayan bölüm 31 deki yatışımız tam 18 gün sürdü.
Hayrünnisa'ya 15 gün süren bir antibiyotik tedavisi uygulandı enfeksiyon için.
belirli aralıklarla bos sıvısında alındı ve tahlil yapıldı.
3.tahlil temiz çıkınca,
herkesin bayram gezmesi yaptığı,kavurmalar baklavalar yediği mübarek ramazan bayramının birinci günü,minik kuzumuz akşam altıda ameliyata alındı.
ve shunt revizyonu yapıldı.
shunt takımı komple değişti yani.

sürekli ettiğimiz dualarla yavrumuz sağ sağlim çıktı ameliyattan.
herşey yolundaydı çok şükür ki...

ameliyattan sonra 5 gün daha kaldık hastanede.
buraya yazarken ne çabuk yazdım,kimseyi sıkmayayım diye nasıl da kısaca anlattım diyorum kendi kendime ama bir bilseydiniz içimde kopanları,bir görseydiniz gözyaşlarımızı,ana kız hastane odasında bir başımıza geçen gecelerimizi,uykusuz gecelerimizi,yorgun günlerimizi,babamızı eve gönderdikten sonra arkasından bakıp bakıp ağlamalarımızı...
çok zordu,çok zor...

herşey iyi,ameliyat iyi,minik kuş iyi derken ameliyatta eski shuntın çıkarıldığı yerde bir yara oluşmuş,cildin hassaslığından dolayı.

18 gün sonunda hastaneden çıkmıştık ama her gün gene hastanedeydik.
bir plastik cerrahi bir beyin cerrahisi sürekli yarayı takip ediyordu.

en sonunda yara koptu ve alttan shunt gözüktü.
plastik cerrahi shuntın yeri değişmek zorunda,aksi halde o tarafa yatırıldığı müddetçe yara kapanmaz dedi.

ve biz tekrar bölüm 31 e yatış yaptık minik kuşumla.
yani tekrar bir revizyon olacaktı.
ama bu sefer minnoş gripti,ben hastaydım,eşim hastaydı bir süre bekledik.
ve 2 ekimde tam da babamızın doğum gününde minik kuşumuz 3.ameliyatına girdi sabah 8 de.

çok şükür ki ameliyat gene iyi geçmişti,shuntın yeri değişmiş,açılan yara plastik cerrahinin doku kaydırmasıyla kapanmıştı.

bu sefer hastanede fazla kalmadık 4 ekim akşamı kızımız iyi olduğu için taburcu olduk şifa ile...

yani 8 ağustosta bir girdik hacettepeye 4 ekimde anca çıkabildik.
hala ara ara kontrole gidiyoruz.
mesela yarın dikişler alınacak hayırlısıyla.

tabi biz hastanede yatarken dışarıda da çok şeyler yaşandı ailemizde.
yatışımızın 2.gününde kayınpederim kalp krizi geçirdi,şans ki o sırada hastanedeymiş ve hemen anjiyoya alınmış.
bin şükür yoksa dr.un dediği o ki kaybedebilirmişiz Allah korusun.
tam dedemiz iyileşti dedik,ameliyattan bir gün sonra eşimle annem hastaneye yanımıza gelirken ayrancıda tam emniyet genel müdürlüğünün önünde bir trafik kazası geçiriyorlar.
eşimin kolu kırılıyor,annem iyi,araba neredeyse pert.
suçlu 8 de 8 karşı taraf.
eşimin kolunda kırılan kemik skafoid kemiği öyle bir kemikmiş ki normal kol kırıklarına göre 3 4 ay daha geç kaynıyormuş.
2 ay oldu hala kaynama olmadı zaten,kolu hala alçıda sevgilimin.
yarın muayene olacak,ameliyat olacak mı alçıyla mı devam edilecek ona karar verilecek.
tabi o da hacettepede...
bu süre zarfında eşim tabi ki raporluydu ve hep yanımızdaydı.
çok şükür...
hele ki özel odaya geçince daha da rahat ettik.

neyse şimdi evimizdeyiz...
her bir köşesi dünyalara bedel olan evimizdeyiz...
hani insan bir gün dışarı çıkıp akşam eve gelince oh evim gibisi yok der ya,
ben hastaneden her gelişimde evimmmm diye ağladım...
daha da kıymetini bildim...
evimin,yuvamın,bebeğimin,kocamın,ailemin...

şimdi Hayrünnisa Rabbime binlerce şükür çok iyiye gidiyor...
el kol hareketleri,göz koordinasyonu,motor hareketleri çok çok iyi,
açıkçası dr.lar bu kadarını beklemiyorlardı :)
sadece bir şeyi uzun süre elinde tutamıyor yaşıtları gibi.
bir de hala başını tutamıyor.
ama artık netleşen bir şey var ki,
3 aylıkken beyin cerrahları da nörologlar da başını tutamaması ağırlıktan mı yoksa nörolojik mi bilemiyoruz,zaman gösterecek diyorlardı,
kızımız şimdi 6.5 aylık ve dr.lar ağırlıktan kaldıramıyor diyorlar :)
çünkü başı 1 yaşındaki çocuğun başı kadar.
ama en azından ağırlıktan olduğunu ve er ya da geç tutabileceğini söylüyorlar binlerce şükür...
hatta biz ek gıdaya bile başladık:))
o kadar büyüdük yani :)))

beyin cerrahımız Doç.Dr.Burçak Bilginer de zeka olarak çok etkilenmiş gözükmüyor tabi zaman gösterecek ama ben iyi buluyorum dedi.
hatta hacettepenin genetik dr.ları da gördüler kızımızı.
çeşitli testler yaptılar nörolojik.
ve çok iyi buldular,onlarda pek etkilenmemiş gibi duruyor dediler.
hatta genetik doçenti ben zekada bir gerilik göremedim açıkçası yaşıtlarına nazaran dedi.

zaten ameliyat sonrası tomografilerde beyin dokusunda önemli ölçüde bir büyüme var ilk haline göre bu bile beklenmiyordu.
çok çok şükür...

binlerce şükür....
ne kadar şükretsek Rabbime az...
biz en zor sınavdayız eşimle...
evladının acısı en acı bu hayatta...
Rabbim dualarımızı geri çevirmiyor şükür ki...

ne kadar şükretsek,ne kadar yalvarsak az...


en son yazdığım yazımdan beri sürekli mail atan,yorumlar bırakan çok sevgili blog dostlarım...
Rabbim hepinizden razı olsun...
tek tek dönemedim sizlere ne olur affedin...
ama okuyunca anlamışsınızdır ki bilgisayar başına oturmaya dahi vaktim olmuyordu,yazmak içimden gelmiyordu.

bundan sonra buralardayız inşallah kızımla ben...

dualarınızı eksik etmeyin,hala ihtiyacımız var...

Rabbim bize ve bizim gibi şifa bekleyen herkese şifalar versin inşallah...






27 Haziran 2012 Çarşamba

Hayrünnisa...

Bloğumu okuyan,güzel dualarını esirgemeyen,benden sürekli haber bekleyen herkese kocaman bir merhabayla başlayayım yazıma.
Herkesi merakta bıraktım ama affınıza sığınıyorum.
İnternete girmeye pek vakit bulamadım açıkçası.
Ama gelen mailler,bırakılan yorumlar karşısında artık herkesi haberdar etmenin vakti geldi de geçiyor diye düşündüm.


Nereden başlasam bilemedim açıkçası.
yarın kızımız doğalı tam 3 ay olacak Allah'ın izniyle.
ilk 20 gün annemler yanımızdaydı.15 gün öncesine kadar da kayınvalidem bizdeydi.
sağolsun ikisi de bana ,minik kızımıza çok yardımcı oldular,zor günlerimizde desteklerini esirgemediler.


15 gündür 3 kişilik çekirdek bir aileyiz...
hep hayalimizdeki gibi...


ilk 2.5 ay açıkçası pek de kolay geçmedi.
her gün dr. randevuları,gaz sancıları,kabızlık,ateş gibi şeyler,uykusuz günler geceler derken çok şükür ki son 15 gündür bayağı düzene girdi hayatımız.


Kızımız hastanede biberona alıştığı beni hiç emmedi ki benim de sıkıntıdan,üzüntüden sütüm bayağı az geldiği için devam sütüne başlamak zorunda kaldık.
bir aydan sonra beni emmeye başladı,sütüm onu doyurmasa da kokumu alması  yetiyordu bana.
sonra gaz sancılarımız ve kabızlık tavan yapınca gene emmeyi bıraktı bizimkisi malesef.
şimdilerde sütümü sağıp veriyorum,gerçi o kadar az geliyor ki malesef...


ameliyattan sonra sıvı boşaldıkça başı kendini toparladı kızımızın.
şu an hala diğer bebeklerden geniş baş çevresi ama kilo aldıkça normale dönmeye başladı


ameliyattan önce ve bir gün sonra çekilen mr görüntülerinde beyinde ciddi bir toparlanma ve büyüme görüldü.
bu sevindiriciydi.
ameliyattan bir ay sonra bir mr daha çekildi o da çok sevindiriciydi.
tabi ki normal bebeklerle aynı değil ama buna bile binlerce şükür.
mr'ın en kötü yanı anesteziyle çekiliyor olması.
sanki ameliyata giriyor.
ilk iki mr da yoğun bakımda olduğu için anlayamamıştım,zaten ben de hala doğum şokundaydım.
ama 3.mr da mr a girerken ve anesteziden ayılma halinde çok ama çok canımız yandı,eşimin de benim de.
mr kapısında ben dualar ederken bir bayan geldi yanıma.
neyi var kızının dedi,anlattım,inşallah bir şeyi kalmaz,geldiğinden beri seni izliyorum hep dua ediyorsun,inşallah Rabbim dualarını kabul eder dedi.
ben ağladıkça ağladım...


3. mr dan sonra dr.umuz Hakan Yakupoğlu bizi pediatrik beyin cerrahı olan,ve alanında Türkiye'deki birkaç pediatrik beyin cerrahından biri olan ve ameliyatımızdan önce kendisinin de fikir danıştığı Prof.Nejat Akalan'a yönlendirdi.


Zaten ameliyatı Hakan Yakupoğlu'na yaptırmasaydık Nejat Hoca'ya yaptırmayı düşünmüştük biz de.


Nejat Akalan hocaya gittiğimizde,önce bebeğimizin bütün vücudunu,emme refleksini kontrol etti.


Bir bebeğin emmesi ve ağlaması sağlıklı olduğuna dair en önemli noktalarmış meğerse.
Nejat hoca bu çocuğun uzuvlarında bir sorun görünmüyor,herşeyi çok normal dedi,yani bedensel bir şey görünmüyor dedi.
Zaten olsaydı kendini belli ederdi,hareket edemezdi dedi.
mr sonuçlarına bakınca da ameliyat çok başarılı geçmiş,sıvı gayet başarılı boşalmış ve en önemlisi beyin kendini gayet iyi toparlamaya başlamış dedi.
Tabi biz çok sevindik.
On gün sonra kontrole gittiğimizde kafa yapısını daha da düzelmiş buldu Nejat hoca daha da sevindik.
tabi her dr gibi Nejat Akalan hoca da zihinsel gelişim için bir şey diyemiyor,
onu Allah bilir,zaman geçtikçe göreceğiz diyor.
tabi ki herşeyi bilerek dünyaya getirdik biz onu ama gene de ne olacak diye meraklanıyoruz.
sürekli dua ediyoruz ne olur siz de eksik etmeyin dualarınızı...


20 gün önce bir gece eşim kızımızın ellerinde bir hareket fark ediyor ve hemen kameraya çekiyor.
uykusunda her bebek hareket eder ama bunun bir nöbet olma ihtimali de var mevcut hastalığımızdan dolayı.
tesadüf ki ertesi gün Ankara Üni. Tıp'a gidecektik,çocuk dr olan bir akrabamıza muayeneye.
videoyu izletince,nöbet olabilir,nörolojiye gidelim dedi.
nöroloji uzmanları da nöbetten şüphelendiler, EEG çekilmesini istediler.
Zaten beyinde bu kadar sorun olan bir çocukta olası bir ihtimal bu dediler.
sonuçları,Prof. Gülhis Deda'ya gösterdiler,ilaca başlanmasını uygun buldular.
bir daha olmasını engellemek adına.
çünkü her nöbet beyin fonksiyonlarına zarar demek.
tabi her nöroloji uzmanı gibi oradaki dr.lar da neden aldırmadınız,söylemediler mi,neden doğurdunuz gibi sorular sorup can yaktılar.


pzt günü eeg sonucu mr sonuçlarını bir de akrabamız olan Nöroloji Profesörü Okay Vural'a gösterdik.
kızımızın ilk doğduğu günkü videosunu falan.
çok toparlamış kendini maşallah dedi.
erken müdahalenin büyük faydası olmuş,inşallah daha da toparlar dedi.
sevindik tabi...


şu an kızımız 3 aylık,
başını henüz tutamıyor ki zaten dr.lar biraz geç olabilir demişlerdi.
tutacak gibi duruyor,dr.lar da öyle diyor ama başı biraz büyük olduğu için geç olur korkmayın dediler.
omurilikte bir sorun yok tutar ama zamanla diyorlar.
henüz takip edemiyor malesef ki,ki normal zaten bazı şeyleri tam vaktinde yapamaması.
ama beni tanıyor,hissediyor,babasını da öyle...
yaptığımız oyunlara yavaş yavaş tepkiler vermeye başladı.


bazı şeyler zamanla olacak ama inşallah olacak...


Sadece Allah'ıma sürekli yalvarıyorum,hepimiz sürekli dua ediyoruz...
her namazımızda,her an dilimizde dualar...


gören herkes hiçbir şeyi yok bu kızın diyor...


normal bebeklerden bir farkı yok yani...


Rabbim bizim gibi şifa bekleyen herkese şifa versin inşallah...


bize dua eden herkese bir haber vereyim istedim,biraz bölük pörçük oldu galiba yazım ama yazarken kaç defa ağlama,süt,mızmızlık arası verdik siz tahmin edin...


Biz bugünü hayal bile edememiştik...
Allahımıza binlerce şükür...






ben doğuma girmeden önceki gece eşime,yüzüne bile bakamadan evimize üç kişi dönebilecek miyiz acaba demiştim.
sessizce ağlamıştık...
o sabah doğuma giderken apartmanın kapsında dönüp bir daha baktım arkama,
iki kişi çıktığımız bu kapıdan nasıl gireceğiz acaba dedim kendi kendime...
sanki doğuma değil ölüme gidiyordum...
hep dua ederek girdim doğuma,yüzüm asıktı,ağlayarak girdim ameliyathaneye.
son kez baktım herkesin yüzüne...
en çok babamın yüzü gözümden gitmiyor...
bir de eşimin...
elimi tutuşu,ameliyathanenin kapısında ayrılışımız...
onsuz kalışım...
Tamer Hoca'ya bana doğumdan çıkınca yaşayıp yaşamadığını söylemeyin dedi.
Eşim yanımda olsun öyle söyleyin dedim.
sonrası....
ameliyattan çıkınca ilk gördüğüm kişiye yaşıyor mu dedim...
evet dediler,başı büyük mü dedim biraz dediler.
ben inanmadım beni kandırıyorlar dedim.
eşimi sordum kapıda bekliyor çağırın dedim.
odaya çıkışım,eşim,annemler hayal gibi...
eşim hemen yoğun bakıma çıkmışı bebeğimizi görmeye.
nasıl girdim bilmiyorum diyor,kayın pederim beni de alın oğlum yalnız girmesin demiş izin vermemişler.
eşim gördü ilk..
hemen elini tutmuş babasının...


Rabbim sen evladımıza şifa ver...


ne olur sizler de dualarınızı esirgemeyin...


biz bugüne dualarla geldik...
hepimizin,hepinizin dualarıyla...


inşallah daha da iyi günlere dualarla geleceğiz...


Hayrünnisa koyduk adını..
hayırlarla gelsin,hayırlara vesile olsun diye...


maillerde ismini soran çok olmuştu
ismiyle dua edelim diyenler..
Allah hepinizden razı olsun...
maillerinize de yavaş yavaş döneceğim,ne olur kusuruma bakmayın...


herkese sevgilerimi gönderiyorum...
Dualarınızı esirgemeyin...
Allah'a emanet olun...




(bugün keşandaki düğünümüzün yıldönümü,zaman ne çabuk geçiyor...
pazar günü de evlilik yıldönümümüz...
nice yıllara canım eşim,herşeyim...)


















1 Nisan 2012 Pazar

Biz...

çarşamba sabahı sezeryanla doğumum gerçekleşti.
kızımız sağ salim doğdu Allaha bin şükür.
sadece hastalıktan kaynaklı başında biraz anormal bir şişlik veya büyüklük diyelim vardı.
Yaşamaz diyen herkese inat Rabbim yüzünü gösterdi bize.
cuma sabahı şant ameliyatı yapıldı,beyindeki sıvının tahliyesi için.
şu an sıvı yavaş yavaş boşalıyor.
çocuğumuzun başı normal bebeklere benzedi.
hatta doğduğu halinden eser yok sıvı boşaldıkça bambaşka bir bebek oldu.
şimdi hala yenidoğan yoğun bakımında medicanada.
günde iki defa görme iznimiz var.
buna şükür.
süt götürüyoruz gittikçe.
burnu aynı bana benziyor.
uyurken de aynı babasına benziyor.
Rabbime şükürler olsun nasıl tatlı bir bebek.
bambaşka oldu ameliyattan sonra.
yarın sabah mr çekimi var,hakkımızda hayırlısı inşallah dualarınızı esirgemeyin ne olur.

prof. tamer mungan dan ve şant ameliyatını gerçekleştiren operatör uzman dr. hakan yakupoğlu ndan Allah tazı olsun...


ve .....
dualarını esirgemeyen hepinizden Allah razı olsun.
Ne olur dua etmeye devam edin bizim için...
daha atlatacak günlerimiz var.
bu güne geldiğimize binlerce şükürler olsun Rabbime....


Allahıma şükürler olsun hepinizden Allahım razı olsun....

27 Mart 2012 Salı

Dualarınızı istiyorum...

Yarın sabah yani;
28 Mart 2012 Çarşamba sabahı,
Saat 9.00'da,
Medicana'da Prof. Dr. Tamer Mungan'ın ellerine teslimiz...
Kızım ve ben...


37 artı ikide ne olacağını bilemeden,
sadece Allahıma sığınarak sezeryana alacaklar beni...


beni okuyan herkese yalvarıyorum dualarınızı eksik etmeyin...


Rabbim hakkımızda hayırlısını versin inşallah...


Allah'ıma emanet olun...







7 Mart 2012 Çarşamba

34.hafta ve son durumlar

Bir önceki yazımı yazdığımdan beri yorumlarıyla,mailleriyle sürekli yanımda olduğunu hissettiren;
Her daim dualarını gönderen herkese çok ama çok teşekkür ederim...
Allah hepinizden razı olsun...


Son durumuma gelecek olursak;
Dün itibariyle 34.haftaya başladık.
Ben son üç haftadır başlayan sırt ağrılarım ve son bir haftadır yürümemi zorlaştırmaktan da öte engelleme noktasına getiren bel ağrılarım dışında fiziksel olarak iyiyim çok şükür.
En son iki hafta önce 13 kilo aldığımı gördüm tartıda.
8.aydaki biri için pek de çok kilo almış değilmişim.
Keşke 100 kilo alsaydım da evladımın ve benim sağlığımız iyi olsaydı...
Kader işte...


Bebeğimize gelecek olursak;
Beyinde toplanan su miktarı her geçen gün daha da artıyor malesef ki.

Baş çevresi olması gerekenden çok çok büyük.
Beynin sağ ventrikülü toplanan su nedeniyle malesef gelişemedi...
Yani zihinsel engelli olması bekleniyor tıbbben...
Sol ventrikülde de durum farklı değil...
Her geçen gün daha da kötüye gidiyor evladımın durumu...
Çektiğimiz acıyı anlatmak mümkün değil.


Geçtiğimiz perşembe günü Zekai Tahire gittik yine kontrole.
Bu sefer kendi dr.um yoktu ve başka bir dr.a muayene olmak zorunda kaldım.
Yüksek riskli gebeliklerde,muayeneye girince dr.a rahatsızlığı söylüyorsun önce.
Odaya girdiğim gibi söyledim.
Ve dr başladı konuşmaya ultrasona soktuğu gibi beni...
Benim bu saate kadar aklım nerdeydi...
Ben cahil miydim...
Nasıl böyle birşeye kalkıştım...
Neden aldırmadım parmak kadarken...
Yazık değil miydi bana ve ona...
Dr resmen beni cahil yerine koydu,ailevi inançlarımızı,kararlarımızı bir kenara koydu daha doğrusu umursamadı ve kendi bildiğince benim canımı yaktıkça yaktı...
Bu çocuğun beyni oluşmamış bak şu ekrana görmüyor musun dedi.
Biliyorum dedim.
Bu çocuk yaşamaz dedi.
Beyin oluşmamış,kalp nasıl çalışacak,komut nerden alacak bi düşün dedi.
Biliyorum dr bey ben herşeyi biliyorum,ölme ihtimali var dedim.
ne ihtimali,yaşayamaz ki dedi.
bunları ben de biliyordum,şimdiye kadar gittiğim bütün dr.lar da...
Ama bu adam resmen canımı acıtmaya çalışıyordu.
Hiç ağlayıp sızlama şimdi,ilk öğrendiğinde aldırmalıydın dedi.
Ağlamamı acizlik olarak değerlendirdi...


Bu çocuğun beyninden sıvı çekmezsek doğuramazsın dedi.
ben normal doğum yapamam zaten,istemiyorum sezeryan olacak dedim.
o nasıl olacak dedi,nasıl çıkacak bu çocuk dedi,
Rahmin yırtılır,sıvı çekmezsek,bir daha anne de olamazsın dedi.
işte o laf beni mahvetti...


Bir daha anne olamamak...
Ben bu hayatta canımdan çok sevdiğim eşimle evlenip,mutlu bir yuva kurup,çocuklarımızın olmasını diledim hep...
Bunun için yalvardım,dua ettim Rabbime...


Şimdi bu dr,zaten içinde bulunduğum durum çok kolay bir durummuş gibi acımasızca konuşup,beni daha da beter ediyordu...
Evet söylediklerinde haklı olabilirdi,o sıvının çekilmesi gerekebilirdi ama bu şekilde beni yaralayarak söylemesi gerekmiyordu.
biraz daha insancıl olabilirdi.
söylediği tek insancıl cümle,bundan sonrakiler sağlıklı olur korkma oldu.


Evet söylediklerinde haklıydı belki ama bana bu sıvı çekme durumunu daha önce hiçbir dr söylememişti,hele rahim yırtılmasını...


tabi fenalaştım orda,nasıl çıktım hatırlamıyorum.
zaten dr.a girmeden önce de fenalaşmıştım,istifra etmiştim.
tuvalette bir bayan ki Allah ondan razı olsun,
benim o halimi görünce tuttu kolumdan,ortalığı birbirine kattı,hemşire,sedye,bayan fenalaştı diye yardım çağırdı.
Allah razı olsun ondan beni dr. odasına kadar götürdüler sedyeyle.
Zekai Tahir'de malesef ki muayene polikliniklerine eşler alınmıyor,eşinizi geçtim anne,abla falan da almıyorlar.
öyle bir başınızasınız.
hele ki benim durumumda olan biri için o muayene odaları cehennem gibi...
Muayeneler,her seferinde bir başıma içeride fenalaşıp,dışarı çıkınca eşime sarılıp ağlamakla sonuçlanıyor.


Neyse dr pazartesi tekrar gel,klinik şefiyle görüşeceksin ona durumu anlatacaksın,benim gönderdiğimi söyleyeceksin.
O;sıvı ne zaman çekilecek,nasıl bir yol izlenecek karar verecek dedi.


Tabi dr beni bu şekilde mahvedince;
eşim bir şekilde içeri girdi sinirle...
çıktığında da sinirliydi.
ben kayınpederimle bekliyordum dışarıda.
eve geldik sonrasında ağlaya ağlaya.
bütün haftasonum ağlamakla geçti.


Pazartesi tekrar gittik hastaneye,kendi dr.um gene yoktu onunla görüşmeden,klinik şefinin yanına çıktık eşimle.
Durumu anlattım,perşembe günkü dr.un söylediklerini de.
Şef de evet sıvıyı çekeceğiz dedi ama doğumda çekeceğiz dedi.
sen şimdi evine git,rutin kontrollerini aksatmadan gel hep;
bi ağrın,sızın,kanaman,suyun ne gelirse hemen  buraya gel dedi.
Ben dedim ki;sezeyanda da yırtılma olur mu sıvıyı çekmesek.
Ne sezeryanı dedi.
Dedim ben normal doğum istemiyorum.
Ona sen karar veremezsin dedi şef.
Sen git evine ağrıların başlayınca gel hastaneye yatacaksın doğum başlayınca da sıvıyı çekeceğiz dedi.
Tabi o anda dünya bir daha başıma yıkıldı.
Ben normal doğumu kaldırabilecek bir durumda değilim.
Ne psikolojim ne de fiziksel olarak acı eşiğim buna müsait değil.
Hele bu yaşadıklarımdan sonra...


Şu an psikolojik olarak nasıl korkular içindeyim tahmin bile edemezsiniz.
Doğum yaklaştıkça korkularım daha da kabusa dönüşüyor.
Uyuyup uyanmak istiyorum.
Kalktığımda duyacağım,göreceğim herşeyden korkuyorum ama sadece uyuyup uyanmak istiyorum.
Her dakika Allah'ım sen yardım et bize diye yalvarıyorum.


Tabi bir de bu arada babaannem hastanede yatıyor,neredeyse 1.5 aydır.
iki hafta önce sağ tarafına felç geldi,bilinci yerinde değil.
Annemler ve halamlar her dakika hastanede başında bekliyorlar.
Ben bu durumdayken o kadar üstüne geldi ki...
Annem her telefonda ağlıyor,yanında değilim diye.
Babaannem böyle olmasaydı şimdi yanımızda olacaklardı...
Annemin değerini her geçen gün,özellikle de doğum yaklaştıkça daha da çok anlıyorum.
Allah ondan razı olsun...
iyi ki var...
Az kaldı ama yanımıza gelmelerine.


Benden şimdilik bu kadar...
Bu yazdıklarımı okuyan herkesten dualarını istiyorum....
Dualarını esirgemeyen herkesten Allahım razı olsun...















12 Ocak 2012 Perşembe

Dönemeç

Nasıl  başlasam anlatmaya bilemedim.
Hamileliğimde 25 haftayı geride bıraktım.
Ama son 10 hafta nasıl geçti bir biz biliriz bir Rabbim...


15.hafta bitmek üzereyken tam da kurban bayramına birkaç gün kalmış üstelik evladımızın cinsiyetini öğrenmiş,sevinçten deliye dönmüşken;
doktorumuz 17.haftadan sonra gitmemiz gereken ayrıntılı ultrasona bayramdan önce hemen gir deyince arefe günü kendimizi Kızılay'daki özel bir ultrasonografi merkezinde bulduk.(Ankaralı olup gebelik heyecanı yaşayan çoğu bayan bilir bu doktoru zaten.)
(Kendisi Ankara'da çok meşhur.3 boyutlu ultrasonografide,anne karnındaki bebeğin gelişimini inceleme konusunda uzman)


Sabah kontrole giderken hem garip bir ağrı vardı karnımda hem de garip biraz korku dolu bir his vardı içimde.
Eşimin de gözlerinde garip bir şey vardı.
Yol boyu hiç konuşmadık doktor ve muayeneyle ilgili.


Önce hemşireye kendi doktorumun verdiği notu doktor beye iletmesi için verdim.
Hemşire önce beni aldı,eşime dr. bey ölçümleri yapsın sizi öyle alacağız dediler.
Biraz ürkerek geçtim içeriye,içimde bi huzursuzluk vardı.
Dr. geldi sonra,kendi dr.umun gönderdiği notu sordum,okudum merak etmeyin bakıcaz dedi.
Sonra bebeğimizle ilgili ölçümlere başladı,hemşiresine not aldırıyordu bir yandan.
Ama her cümlesinde aşırı büyüme,aşırı genişleme,normalden büyük gibi sözler geçiyordu.
Bi an nefesim kesildi,doğruldum,neden herşeye aşırı derecede büyük,ileri derecede genişleme diyorsunuz,bi sorun mu var dedim.


Doktorun suratı altüsttü,
.... hanım ilk gebeliğiniz ama bazı sorunlar var,bu gebeliği sonlandırmanız......
..... bebeğin beyninde sıvı toplanıyor......
hidrosefali....
yani beyindeki kapakçık yok...
sıvı birikip beyne baskı yapıyor...
kafatası genişliyor...
sizi anlıyorum.....
lütfen sakin olun....
daha çok gençsiniz.....
o sırada içeri alınan eşime söylenen cümleler....
nolur eşinize destek olun....
çocuklar çok gençsiniz....
ne olur bak ben de bunları söyleyip sizi üzmek istemezdim....
ama Allah'tan yapçak bişi yok.....
bizim mi bi hatamız oldu ki...
hayır kendinizde bi suç aramayın...
sadece Allah'tan....
neden kaynaklanıyor biz de bilmiyoruz...
tedavisi peki....
şu an mümkün değil daha çok küçük....
ancak doğduktan sonra...
tabi o zaman yaşarsa.....
nasıl yani....
yaşama şansı da çok düşük....
çok erken başlamış,çok hızlı ilerlemiş....
gebeliği bitirmenizi öneririm ama gene de karar sizin....
kişiyi engelli yapan bir hastalık değil ama sizin bebeğinizde çok erken başlamış zihinsel hatta belki bedensel engel çok çok büyük olasılık...
ne olur sakin olun....
sizi anlıyorum....
çocuklar çok gençsiniz...
şöyle düşünün sağlıklısınız,ikinci gebelikte tekrar etme olasılığı neredeyse yok....
iyi düşünün...
çok erken daha....
.....................
.......................
..............................
.................................


Ordan çıkıp kendi doktorumuza gittik.
ben cinsiyeti öğrendiğim gün gördüm herşeyi ama kıyamadım size çok heyecanlandınız,emin olmak için hemen ayrıntılı ultrason istedim dedi dr.umuz.


aynı cümleler...
aynı uğultular...
aynı acılar...
beynim uyuşmuştu...
eşim perişandı...
dünya başımıza yıkılmıştı...


ağlamalar,sinir krizleri,titremeler,biz napıcazlar....
.....
çok ama çok kötüydü....


bayram bittiği gibi zekai tahire yatış yapacaktım ve vedalaşacaktık bebeğimizle...


ilk eşim vazgeçti.
ben yapamam,engelli olma ihtimali var diye yani sırf sağlıklı değil diye onu bırakamam dedi...
ben bi süre daha aldırmakla aldırmamak arasında gidip geldim...
sonra ben de vazgeçtim...
karlı bir Ankara sabahı evin aşağısındaki parkta eşim sadece bir şey soracağım sana dedi.
eğer sağlıklı olsaydı aldıracak mıydın onu dedi.
hayır dedim.
peki O'nun günahı ne dedi.
biz O'nun anne babasıyız ilk günden beri o bizim evladımız,Allah bunu bize verdiyse mutlaka bir hayır vardır dedi.
belki doğumda ölecek,belki engelli doğacak ama Allah O'na da bize de bir sabır verecek.
vermeyecek olsa bize sunmazdı bu sınavı dedi.
o gün O'ndan vazgeçemedim....
Adını bile koymuştuk biz O'nun...
Çok zordu herşey,çok.....


önünü görmeden,ne olacağını bilemeden geçecek altı ay vardı önümde....


25 ve 27 yaşında iki insanın çoğu kişiye göre veremeyeceği bir karar verdik biz...
Herkesin kararına saygım sonsuz..
ama bu bizim kararımız....
herkesin saygı duyması gereken bir durum...


ilk zamanlar kabus gibiydi,annemler de gelmişti yanımıza.
ağlama,titreme nöbetleriyle geçiyordu günlerim.
kabullenememiştim...


gittiğimiz bütün doktorlar aynı cümleleri kuruyordu bize.
biz gebeliği sonlandırmayı öneririz,ama karar sizin....
ama iyi düşünün...


...................


sonra yavaş yavaş sakinleşmeye başladım....
madem O bizimle kalacaktı,ya bir mucize olursa dedim...
Allah ol dedikten sonra olmayacak hiçbirşey yok bu hayatta...
şimdi her gün Rabbime yalvarıyorum ne olur Allahım o damarı aç,o sıvı boşalsın evladım sağlıklı doğsun diye...
her gün dualar ediyoruz ailece...
hep yalvarıyorum Allahıma...


Rabbim kimseye göstermesin bu acıyı,insanın evladıyla sınanması en büyük acıymış bu hayatta onu anladım.
biz o kadar çok istedik ki bir evladımızın olmasını,anne baba olmayı...
Ama bizim kaderimizde bu varmış...


belki yaşamayacak belki engelli doğacak ama annesinin ve babasının biz olduğunu hissedecek yalnızca...
O benim kızım...
ben O'nun annesiyim....




herkesten ama herkesten sadece hayırlısı için dua istiyorum...
hakkımızda hayırlısı ne ise o olsun inşallah...


böyle işte...
''Hidrosefali''...
bir hastalık adı,hem de daha önce hiç duymadığımız bir hastalık adı hayatımızı alt üst etti...




Rabbim yardımcımız olsun...
evet şimdi doğumdan,hastaneden herşeyden korkuyorum kolay değil yaşadıklarım.
ulusta tam hastanelerin olduğu bölge var ya oraya yaklaşınca içim daralıyor,öleceğim sanıyorum.
zekai tahirin tabelasını görünce beynim uyuşuyor,bacaklarım tutmuyor resmen.
çok zor çok...




Allah'ım yardım et bize...




Zor günlerimde mail atarak,mesaj atarak yanımda olduğunu hissettiren çok sevgili arkadaşlarım;Nalancım, Hayat Güzelim, Tubitosum, Meyram ,Güzincim, Gizemcim...
Yorum bırakarak,ne olup bittiğini merak eden,nasıl olduğumu soran sevgili blog arkadaşlarım hepinize sonsuz teşekkür ederim...


hepinizden bizim için sadece dua etmenizi istiyorum...
sadece dua...
çok ihtiyacımız var çok....


Allah çok büyük...
Yardımcımız olsun inşallah...


Şimdi hayat geçiyor gündelik işlerle,herşeye rağmen akıp gidiyor...
gene dışarı çıkıyoruz,gene yemek yiyoruz,gene alışverişe gidiyoruz,gene arkadaşlarımızla buluşuyoruz,gene ailelerimizle çok güzel vakit geçiriyoruz.
Gene herşey normalmiş gibi O'nunla konuşuyoruz,O'na yelekler örülüyor,battaniyeler yapılıyor.
daha O bir aylıkken benim aldığım badi dışında alışveriş yapmadık.
Ama biz anne baba olarak elimizden geleni yapıyoruz ona karşı tabi ailelerimiz de.

Aslında gören çoğu kişi hamile olduğuma bile inanmıyor.
henüz karnım bile çok çıkmadı.
5 aylık hamileler görüyorum kocaman göbekleri var.
sıkıntıdan belki diyorum,koca göbekli bi hamile olmuyorum.



Rabbim hayırlısını versin inşallah...
Dualarınızda bizi hatırlayın ne olur...



23 Kasım 2011 Çarşamba

Dua

Çok zor günler geçiriyoruz.
Hayatımızın en zor,en acı günleri...
Tek bir umut için canımızı vereceğimiz günler...
Çok zor bir dönemeçteyiz...
Hayattaki en zor,en acı şeyle sınanıyoruz...
Allah'ım yardımcımız olsun...
Hakkımızda hayırlısı olsun...


Dua etmekten başka çaremiz yok...


Nedenini şimdi açıklayamasam da beni okuyan herkesten,sadece dua etmelerini istiyorum...
Bizim için,hayırlısı için,sağlık için dua istiyorum...
Çok ihtiyacımız var....
çok...



3 Kasım 2011 Perşembe

+1



Nasıl başlasam söze bilemedim.
Kaç zamandır nasıl içimde saklayabildim çözemedim:)
Rengimizin belli olmasını bekledim galiba:))

Biz artık 3 kişi oluyoruz :)))


Anne oluyorum,sevgilim baba oluyor hayırlısıyla ... :))



İçimde minicik bi can var,anlatılamayan tarif edilemeyen bir heyecan içindeyim-z...

Mutluluğumuza "biz"den harika bir can eklenecek hayırlısıyla...

Tek dileğim sağlıklı,hayırlı bir evlat olması...

Söylemedim dimi minicik bi kızımız olacak  :))))






1 Kasım 2011 Salı

1 Kasım


Bugün Kasımın biri.
Yepyeni bir ay...
Güzel mevsim kışın kapısı...
İnşallah güzel,sakin bir ay olur Kasım...
İçimiz huzurla dolup taşar...