27 Mart 2012 Salı

Dualarınızı istiyorum...

Yarın sabah yani;
28 Mart 2012 Çarşamba sabahı,
Saat 9.00'da,
Medicana'da Prof. Dr. Tamer Mungan'ın ellerine teslimiz...
Kızım ve ben...


37 artı ikide ne olacağını bilemeden,
sadece Allahıma sığınarak sezeryana alacaklar beni...


beni okuyan herkese yalvarıyorum dualarınızı eksik etmeyin...


Rabbim hakkımızda hayırlısını versin inşallah...


Allah'ıma emanet olun...







7 Mart 2012 Çarşamba

34.hafta ve son durumlar

Bir önceki yazımı yazdığımdan beri yorumlarıyla,mailleriyle sürekli yanımda olduğunu hissettiren;
Her daim dualarını gönderen herkese çok ama çok teşekkür ederim...
Allah hepinizden razı olsun...


Son durumuma gelecek olursak;
Dün itibariyle 34.haftaya başladık.
Ben son üç haftadır başlayan sırt ağrılarım ve son bir haftadır yürümemi zorlaştırmaktan da öte engelleme noktasına getiren bel ağrılarım dışında fiziksel olarak iyiyim çok şükür.
En son iki hafta önce 13 kilo aldığımı gördüm tartıda.
8.aydaki biri için pek de çok kilo almış değilmişim.
Keşke 100 kilo alsaydım da evladımın ve benim sağlığımız iyi olsaydı...
Kader işte...


Bebeğimize gelecek olursak;
Beyinde toplanan su miktarı her geçen gün daha da artıyor malesef ki.

Baş çevresi olması gerekenden çok çok büyük.
Beynin sağ ventrikülü toplanan su nedeniyle malesef gelişemedi...
Yani zihinsel engelli olması bekleniyor tıbbben...
Sol ventrikülde de durum farklı değil...
Her geçen gün daha da kötüye gidiyor evladımın durumu...
Çektiğimiz acıyı anlatmak mümkün değil.


Geçtiğimiz perşembe günü Zekai Tahire gittik yine kontrole.
Bu sefer kendi dr.um yoktu ve başka bir dr.a muayene olmak zorunda kaldım.
Yüksek riskli gebeliklerde,muayeneye girince dr.a rahatsızlığı söylüyorsun önce.
Odaya girdiğim gibi söyledim.
Ve dr başladı konuşmaya ultrasona soktuğu gibi beni...
Benim bu saate kadar aklım nerdeydi...
Ben cahil miydim...
Nasıl böyle birşeye kalkıştım...
Neden aldırmadım parmak kadarken...
Yazık değil miydi bana ve ona...
Dr resmen beni cahil yerine koydu,ailevi inançlarımızı,kararlarımızı bir kenara koydu daha doğrusu umursamadı ve kendi bildiğince benim canımı yaktıkça yaktı...
Bu çocuğun beyni oluşmamış bak şu ekrana görmüyor musun dedi.
Biliyorum dedim.
Bu çocuk yaşamaz dedi.
Beyin oluşmamış,kalp nasıl çalışacak,komut nerden alacak bi düşün dedi.
Biliyorum dr bey ben herşeyi biliyorum,ölme ihtimali var dedim.
ne ihtimali,yaşayamaz ki dedi.
bunları ben de biliyordum,şimdiye kadar gittiğim bütün dr.lar da...
Ama bu adam resmen canımı acıtmaya çalışıyordu.
Hiç ağlayıp sızlama şimdi,ilk öğrendiğinde aldırmalıydın dedi.
Ağlamamı acizlik olarak değerlendirdi...


Bu çocuğun beyninden sıvı çekmezsek doğuramazsın dedi.
ben normal doğum yapamam zaten,istemiyorum sezeryan olacak dedim.
o nasıl olacak dedi,nasıl çıkacak bu çocuk dedi,
Rahmin yırtılır,sıvı çekmezsek,bir daha anne de olamazsın dedi.
işte o laf beni mahvetti...


Bir daha anne olamamak...
Ben bu hayatta canımdan çok sevdiğim eşimle evlenip,mutlu bir yuva kurup,çocuklarımızın olmasını diledim hep...
Bunun için yalvardım,dua ettim Rabbime...


Şimdi bu dr,zaten içinde bulunduğum durum çok kolay bir durummuş gibi acımasızca konuşup,beni daha da beter ediyordu...
Evet söylediklerinde haklı olabilirdi,o sıvının çekilmesi gerekebilirdi ama bu şekilde beni yaralayarak söylemesi gerekmiyordu.
biraz daha insancıl olabilirdi.
söylediği tek insancıl cümle,bundan sonrakiler sağlıklı olur korkma oldu.


Evet söylediklerinde haklıydı belki ama bana bu sıvı çekme durumunu daha önce hiçbir dr söylememişti,hele rahim yırtılmasını...


tabi fenalaştım orda,nasıl çıktım hatırlamıyorum.
zaten dr.a girmeden önce de fenalaşmıştım,istifra etmiştim.
tuvalette bir bayan ki Allah ondan razı olsun,
benim o halimi görünce tuttu kolumdan,ortalığı birbirine kattı,hemşire,sedye,bayan fenalaştı diye yardım çağırdı.
Allah razı olsun ondan beni dr. odasına kadar götürdüler sedyeyle.
Zekai Tahir'de malesef ki muayene polikliniklerine eşler alınmıyor,eşinizi geçtim anne,abla falan da almıyorlar.
öyle bir başınızasınız.
hele ki benim durumumda olan biri için o muayene odaları cehennem gibi...
Muayeneler,her seferinde bir başıma içeride fenalaşıp,dışarı çıkınca eşime sarılıp ağlamakla sonuçlanıyor.


Neyse dr pazartesi tekrar gel,klinik şefiyle görüşeceksin ona durumu anlatacaksın,benim gönderdiğimi söyleyeceksin.
O;sıvı ne zaman çekilecek,nasıl bir yol izlenecek karar verecek dedi.


Tabi dr beni bu şekilde mahvedince;
eşim bir şekilde içeri girdi sinirle...
çıktığında da sinirliydi.
ben kayınpederimle bekliyordum dışarıda.
eve geldik sonrasında ağlaya ağlaya.
bütün haftasonum ağlamakla geçti.


Pazartesi tekrar gittik hastaneye,kendi dr.um gene yoktu onunla görüşmeden,klinik şefinin yanına çıktık eşimle.
Durumu anlattım,perşembe günkü dr.un söylediklerini de.
Şef de evet sıvıyı çekeceğiz dedi ama doğumda çekeceğiz dedi.
sen şimdi evine git,rutin kontrollerini aksatmadan gel hep;
bi ağrın,sızın,kanaman,suyun ne gelirse hemen  buraya gel dedi.
Ben dedim ki;sezeyanda da yırtılma olur mu sıvıyı çekmesek.
Ne sezeryanı dedi.
Dedim ben normal doğum istemiyorum.
Ona sen karar veremezsin dedi şef.
Sen git evine ağrıların başlayınca gel hastaneye yatacaksın doğum başlayınca da sıvıyı çekeceğiz dedi.
Tabi o anda dünya bir daha başıma yıkıldı.
Ben normal doğumu kaldırabilecek bir durumda değilim.
Ne psikolojim ne de fiziksel olarak acı eşiğim buna müsait değil.
Hele bu yaşadıklarımdan sonra...


Şu an psikolojik olarak nasıl korkular içindeyim tahmin bile edemezsiniz.
Doğum yaklaştıkça korkularım daha da kabusa dönüşüyor.
Uyuyup uyanmak istiyorum.
Kalktığımda duyacağım,göreceğim herşeyden korkuyorum ama sadece uyuyup uyanmak istiyorum.
Her dakika Allah'ım sen yardım et bize diye yalvarıyorum.


Tabi bir de bu arada babaannem hastanede yatıyor,neredeyse 1.5 aydır.
iki hafta önce sağ tarafına felç geldi,bilinci yerinde değil.
Annemler ve halamlar her dakika hastanede başında bekliyorlar.
Ben bu durumdayken o kadar üstüne geldi ki...
Annem her telefonda ağlıyor,yanında değilim diye.
Babaannem böyle olmasaydı şimdi yanımızda olacaklardı...
Annemin değerini her geçen gün,özellikle de doğum yaklaştıkça daha da çok anlıyorum.
Allah ondan razı olsun...
iyi ki var...
Az kaldı ama yanımıza gelmelerine.


Benden şimdilik bu kadar...
Bu yazdıklarımı okuyan herkesten dualarını istiyorum....
Dualarını esirgemeyen herkesten Allahım razı olsun...